Başarı, Gelişim, Kariyer, İş Hayatı

İşi İşte Bırakmak ve Eve İş Getirmemek

İşten çıktığın anda işi kafanda da bitirebiliyor muşu? Bu çok önemli bir soru. Çünkü işten akşam 6, 7 veya 8 de çıktığını düşündüğünde, geriye kendine, ailene ve yapmak istediğin diğer şeylere ayırabileceğin sınırlı bir zamanın kalıyor. Ama bir çoğumuzun başına geldiği gibi, çoğu zaman fiziksel olarak iş ortamının dışına çıksak da, beynimizi iş ortamında bırakıyoruz.

Bu durumun en büyük yansıması, işten çıktıktan sonra da bütün gece email hesabını kontrol etmek, iş ile ilgili bir email gelmiş mi diye bakmak ve eğer o korkulan şey oldu ve iş saatleri dışında bir email geldiyse bu emaile nasıl cevap vereceğinizi düşünmek şeklinde oluşur. İşte bütün bunlar, iş sonrası dinlenip kafanızı boşaltmanız için gerekli olan zamanı farkında olmadan iş saatlerine dahil ettiğiniz hareketlerdir. Bunları yaptığınız zaman, fiziksel olarak ailenizin yanında olsanız da veya fiziksel olarak sevdiğiniz insanlarla yan yana olsanız da, esasında siz orada değilsiniz. Zira, beyniniz çoktan iş elbiselerini giyip ofisin yolunu tutmuştur. Beyniniz hala işyerindeki masada oturup, bilgisayarın karşısında gelen emaile nasıl cevap vermesi gerektiğini düşünür. O arada vücudunuz evde veya bir sosyal aktivitede yer alabilir ama vücudunuzun komutanı olan beyniniz artık orada değildir. Bu da o geçirdiğiniz zamanı dinlenme ve rahatlama zamanı olmaktan çok çalışma ve daha da kötüsü stres ve kaygı duyma zamanı olarak kayıtlara geçirir.

Bu durumu yaşamamak ve işten sonraki zamanınızı kendinize ayırmak yine kendi elinizde. Bunun için birkaç çözüm yolu öngörülebilir.

1- Bunlardan birincisi ve en önemlisi, iş saatleri sona erdiğinde telefonunuzu ulaşamayacağınız bir yere kapalı olarak koymaktır. İlk başlarda, ya çok önemli bir email gelirse diye düşünmeniz oldukça normal. Zira, siz artık o telefona bağımlı hale gelmişsiniz. Emailinizi sürekli kontrol etmek isteği esasında içten içe sizi yese de, siz bunu bir rahatlama metodu olarak görmeye başlamışsınızdır. Ama telefonu bir kenara bırakıp günlük hayatın yorgunluğunu akşam atmak istiyorsanız, telefonunuzu kapatın.

Eğer inanılmaz acil ve insanların sağlığının söz konusu olduğu bir işte çalışmıyorsanız, her email ertesi sabaha kadar bekleyebilir. Ama eğer size insanların acilen ulaşması gerektiğini düşünüyorsanız, bu durumda insanlar size telefonla ulaşabilir. Email acil bir iletişim aracı değildir. Bunu hem kendiniz aklınıza sokun hem de etrafınızda birlikte çalıştığınız insanlara anlatın. Email 5 dakikada cevaplanacak bir iletişim aracı değildir. Eğer acil ulaşılmak amacı varsa telefonla ilgili kişiyi aramak en doğru yöntemdir. Dolayısıyla emaillerinize aşırı acil muamelesi yapmayın.

Telefonunuzu kapattığınızda ve bir kenara koyduğunuzda beyninizdeki telefonu da kapatmanız çok önemlidir. Telefonunuzu kapatsanız ve emaillerinize bakmasanız da eğer ki aklınızın gerisinde sürekli o email kutusuna yeni bir email gelip gelmediği düşüncesi varsa kaybeden yine siz olursunuz.

flamingo spreading its wings
Photo by Pixabay on Pexels.com

2- İşte bunu yapmak için gidin kendinize çay veya kahve sıcak bir içecek alın ve yapmaktan keyif aldığınız bir şeyi yapın: kitap okuyun, müzik dinleyin, çocuklarınızla oynayın, ailenizle vakit geçirin ve bunu yaparken bu yaptığınız işe odaklanmaya gayret gösterin. Yaptığınız işi tam manası ile yapın. Eğer kitap okuyorsanız sadece kitap okuyun. Eğer müzik dinliyorsanız, her bir notanın nasıl vurduğunu sonuna kadar hissederek dinleyin. Ailenizle ve çocuklarınızla vakit geçiriyorsanız aklınız başka bir yerde olmasın. Sadece onlarla vakit geçirin. Bunu yaptığınızda, her akşamın bir hafta sonu değerine eşit rahatlama getireceğini göreceksiniz. Bunu yaptığınızda artık uzun uzun tatiller ve farklı aktiviteler değil, akşam evde yapacağınız bir iki küçük kendine zaman ayırma ile işin stresini tamamıyla üzerinizden atabileceksiniz.

İnsan beyni çalışmayı hiç bırakmayan bir bilgisayar gibidir. Bilgisayarınızda internet tarayıcınızda 20 tane farklı sayfa açtığınızda, bilgisayarınız çalışmaya devam eder. Siz sadece bir sayfa ile ilgileniyorsunuz diye düşünürsünüz, ama esasında bilgisayarınız internet tarayıcınızda 20 tane farklı sayfayı aynı anda açık tutar ve bunun için her bir sayfaya ayrı enerji ve kapasite ayırır. Aynı şey insan için de geçerlidir. Akşam eve geldiğinizde yemek yerken, çocuklarınızla oynarken, dinlenirken veya televizyon izlerken siz sadece o yaptığınız aktiviteyi yaptığınızı düşünürsünüz. Ama esas olan şey kafanızın içinde dolaşan 1001 tilkiden ibarettir. 1001 tane tilki birbirlerine kuyrukları değmeden durmadan hareket halindedirler.

Siz sadece televizyon izlediğinizi düşünüyor olabilirsiniz, ama çoğu zaman televizyona boş gözlerle bakarsınız. Kafanızda o gün iş yerinde yaşadığınız tatsız bir durum, cevap vermeniz gereken bir email, müşterilerle yapacağınız toplantı, patrona anlatacağınız bir konu gibi 1001 tane farklı husus dolaşır. İşte, bu da geçirdiğiniz zamanı rahatlatmak yerine size stres, kaygı, öfke, üzüntü dolu bir zaman dilimi oluşturur.

Bunu yaşamak istemiyorsanız, bu konunun üzerine önemle eğilmeniz gerekir. Oturup 1001 tane tilki ile birlikte televizyon seyrederken yapmanız gereken şey, bir an durup şu anda ne düşünüyorum sorusunu kendinize sormanızdır. Kafanızdan ne geçiyorsa kendinize itiraf edin. Bunu çok açık sözcüklerle kendinize söyleyin. Eğer yakınınızda bir kağıt kalem varsa ne düşündüğünüzü bir kağıda yazın. Böylece, o anda sadece televizyon izlemediğinizi veya rahatlamadığınızı, kafanızda 1001 tane düşünce olduğunu kendinize itiraf etmiş olursunuz.

Bunu yazdıktan sonra, bu konuyla alakalı olarak sizin kontrolünüzde olan ve yapabileceğiniz bir şey var mı onu düşünün. Şu anda, şu saniyede televizyonu kapatıp yapabileceğiniz bir şey var mı? Bu yapabileceğiniz şeyi şu anda mı yapmak zorundasınız? Bunu ertesi sabaha bıraktığınızda size sıkıntı yaratacak bir husus oluşur mu? Bu soruların cevabını bulun ve eğer o yapacağınız şey açık olarak belirtebileceğiniz bir konuysa, ilk düşüncenizi yazdığınız kâğıdın altına yapacağınız şeyi de yazın. Böylece hem kafanızda dolaşan tilkiyi, hem de çözüm yolunu kağıda geçirmiş olursunuz.

Bunu bilgisayar örneğinden yola çıkarak anlatacak olursak, bu internet tarayıcınızdaki bir sekmeyi kapatmak olacaktır. Bu sekmeyi kapatın. Teker teker 20 tane sekmenin 19 unu kapatın ve kafanızı o anda yaptığınız tek işe yani televizyon seyretmeye, rahatlamaya, ailenizle vakit geçirmeye, yani o anda ne yapıyorsanız ona ayırın. Bunu yaptığınızda o akşamın size vereceği değerin tamamını %100 potansiyelle yaşamış olursunuz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s